İflasın ardından hobisi ekmek kapısı oldu
Denizli’de çalıştığı gıda firmasının iflasının ardından işsiz kalan vatandaşın hobi olarak yaptığı ahşap ürünler ekmek teknesi oldu. 8 yıl önce atıl durumdaki tahtaları küçük ahşap ürünlere dönüştürerek işe başlayan Aksakal, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışına da ürün gönderiyor.
Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde yaşayan Hasan Aksakal 8 yıl önce çalıştığı gıda firmasının iflasının ardından işsiz kaldı. İş arayışına giren Aksakal, Denizli’de olmayan bir mesleğe yönelmek isteyince yıllardır uğraş verdiği hobisine yöneldi. Yıllardır atıl durumda olan ağaçlardan küçük ev ve süs eşyaları yapan Aksakal, açtığı iş yerinde bunları satmaya başladı. Başlangıçta ufak ürünler ile başlayan Aksakal, zamanla gelen talepleri karşılamak için işleri büyüttü. Süs eşyalarından radyoya, hatta restoranlara oturma gruplarına kadar ahşaptan pek çok ürün yapan Aksakal, talepleri karşılamaya başladı. Türkiye’nin birçok kentinden sipariş alan iş yeri, yurt dışına da ürün gönderiyor.
Hobisini zamanla sanata dönüştürdüğünü ifade eden Hasan Aksakal, “Bu işe hobi olarak başladık. Zamanla sanata dönüştürdük ve 8 yıldır bu işi yapıyoruz. Daha önce işletmiş olduğumuz gıda şirketimiz vardı ve onu batırarak kötü bir dönem yaşadık. Çaresizlik bizi bu işe attı. Ne yapabiliriz dedik ve Denizli’de olmayan bir şey yapmak istedik. Elimizden de bu tarz işler geliyordu ve daha önceden hobi olarak yapıyorduk. Olmayan bir şey olsun istedik. Yavaş yavaş bir yıl boyunca küçük maketlerle ve daha da farklı eşyalar ufak ufak başladık. Bu iş bizi daha da ileriye götürdü” dedi.

“Ahşap üzerinde aklınıza gelebilecek her şeyi yapıyoruz”
Çoğu ürünü ahşapla elde edebileceğini söyleyen Aksakal, “Zamanla büyüttük ve işimiz ilerledi. Çok şükür boş kalmıyoruz ve Allah bereket versin her gün işimiz var. Artık ağaçlarda, doğal kütüklerden olsun masa, sehpa yapıyoruz. Ahşap üzerinde aklınıza gelebilecek her şeyi yapıyoruz ve yapamayacağımız şey yok. Genelde Türkiye için, İstanbul olsun İzmir olsun sahil kenarlarına çalışıyoruz. Ara ara Almanya gibi dış ülkeye de gönderiyoruz” diye konuştu.
İşe başlarken ürünleri tamamıyla el gücüyle yaptığına değinen Aksakal, “Makine yoktu ilk zamanlar, el makineleriyle mücadelemiz oldu. Degavaj ve sprel gibi. Bir yılın sonucunda makineleşmeye başladık. İşlerimiz ilerledikçe ihtiyaç meselesi oldu ve yavaş yavaş ilerledik” ifadelerini kullandı.

“Bence çok güzel bir yer ve çok başarılı”
Her gün onlarca vatandaş merakla iş yerine geliyor ve burada ürünleri inceliyor. Kapıdan geçtiği esnada ürünlerin dikkatini çektiğini belirten Işıl Avcı, “Biz annemle arabayla geçiyorduk, oradan fark ettik ve gelmek istedik. Bence çok güzel bir yer ve çok başarılı. Denizli’de böyle bir yerin olması gayet güzel. Sanırım içerideki radyo çok güzeldi. Onun haricinde farklı ağaçların değerlendirilmesi orijinalliğinin korunması gayet bence başarılı olmuş. Bence bir noktadan sonra insanların kendisini keşfetmesi gerekiyor. Keşfettikten sonra başarıyorsunuz. O anlamda bence başarılı ve birçok kişiden fikir alıp daha da ileriye gidebilir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

YORUMLAR